13 Mart 2009 Cuma

bir tane daha bugün..demek ki yaşıyoruz hala..

Çalıştığım iş yeri sağolsun işe geliş yol masrafımı karşılıyor . Çeşitli şirketlerden ,farklı departmanlardan birbirini tanıyan ,tanımayan kişiler güzergahlarımıza göre gruplar oluşturararak ,çeşitli araçlara belirlenen saatlerde binerek ,iş yerimize ulaşıyoruz.Aynı şekilde akşamda evimize ulaştırıyorlar.Bilinen adıyla ''servis'' hizmeti bu şekilde veriliyor.Sizlerin fikirleri neler bilmiyorum ama daha bu sabah ,konu üzerine yine düşünmüş olduğum için taze taze paylaşayım dedim.
Aynı departmanda çalışan birbirini tanıyan kişilerin oluşturduğu bir grupsanız genelde çıkacak sorunlar ,oturduğu yere ilk kimin bırakılacağı ,kimin sona kalacağı ya da araç içinde ne tür müzik çalınacağı gibi ,bir kaç ufak tartışmadan sonra halledilebilecek sorunlardır.Tabi oturduğunuz semtler ,sorunların çözülmesinde harcanacak süreyi belirlemede etkendir.Eğer Üsküdar ,Kadıköy,Ümraniye ,Eyüp ve benzeri orta halli insanların yaşadığı bölgelerdeyseniz ,bir iki hır gürden sonra ,çoğunluğun değil belki ama sesi daha çok çıkanların dileğine göre belirlenecektir tercihler.Şimdi bazıları Ümraniye belki ama ben şu lüks sitede oturuyorum diye düşünüp ,kompleks yapabilir ama yapmasın ,genele göre yazıyorum ,öyle detaylandırmaya kalksam ne bu sayfa yeter ,ne bu blog ,İstanbul'un nüfusu on yedi milyon olmuş diyorlar ,hey heyy..Bağdat Caddesi ,Nişantaşı gibi semtler işin içine girerse bu süre biraz daha uzayabilir ama nihayetinde tatlıya bağlanılacak ve dedikodunun dibine vurulacaktır servislerde.

Peki diğer duruma geçelim ,farklı şirketler , farklı departmanlar ,birbirini tanımayanlar bir serviste olursa ,tabi ki aynı şirkette çalışan ikişer ,üçer kişi birarada olacaktır ,hele de ikamet güzergahı Nişantaşı olursa neler olur bilir misiniz ? Bilenler bildiklerini güncellemiş olsun ,bilmeyenlerde öğrenmiş olsun diyelim anlatmaya başlıyalım.En iyi kendini bilir insan diyerek tabi ki kendini bilmezlerinde olduğunu atlamayarak ,bakalım ben neler yaşamışım.
Hayırlı bir sebepten dolayı ,ikametgah değişikliği yaparak ,Nişantaşı'nda oturmaya başladım.Tabi servis değişikliği gerekiyordu ,ilgili birimden servisi tanımam için gerekli bilgileri aldım ,servisi buldum başlıyoruz :
Araç içinde olanlara yönelik bir soruyla ve olanca şirinlikle '' İyi Akşamlar ,Nişantaşı servisi değil mi '' diye sorulur ,niye sorulursa bu soru ,biliyorsun işte plaka tutuyor ,tabelası var ama yok illa sorulur bir kez ,emin olmak için .

Servisten mırıltı ,hırıltı arası bir takım sesler çıkar ama siz yanıtın ''evet'' olduğunu anlarsınız ,sorgu dolu bakışlar size yönelir ,şöyle bir baştan aşağı süzülürsünüz ,giyim kuşamınız servise uygun mu ,değil mi ,sürekli mi geleceksiniz ,bir seferliğine mi bindiniz gibi şeyler ,bu süzüşle anlaşılmaya çalışılır.Genelde bu durumdaki insanlar ,en arka koltuğa oturma psikolojisi içine girerler,Psikolojiye Giriş ,ders 1 ..
Bir kaç gün gidip ,gelirsiniz ,sizden önce binen kişiler ''Günaydın''selamına asla yanıt vermeye tenezzül etmezler daha da tuhafı sanki küfür etmişsiniz gibi bir ifadeyle yarı nursuz ,yarı kızgın mel mel yüzünüze bakarlar.Günaydın demeyeceksin madem bari bakma yüzümüze değil mi ?
Bir kaç gün sonra içlerinde en nursuz görüneni size döner ve hiç bir selam sabaha ,kendini tanıtmaya gerek duymadan sorar '' siz sürekli bu servisle mi geleceksiniz '' , yanıt verirsiniz sonradan anlarsınız ki ,bu kişi servis sorumlusudur ,genellikle o servise binenlerin içlerinden en iletişime kapalısı ve en nursuzu servis sorumlusu olarak seçilmiştir.Kimi yerlerde servis başkanı dendiği de olur ,bu kişi ilgili görevlerinin yanı sıra araç içinde konuşanları tahtaya yazmak gibi ek bir göreve de sahiptir ,gibi kötü bir espriden sonra konumuza devam ediyoruz.Aslında o kişinin servis sorumlusu olduğunu çoktan anlamış olmanız gerekirdi ,çünkü araç seyir halindeyken ''trafik var o yoldan gitme ,bu yoldan git '' ,'' şu gelecek onu bekleyeceğiz ya da kimseyi duraklarda beklemeyin gibi pek çok komut bu kişiler tarafından şoföre verilmektedir.Bizim servis sorumlusu bir gün hiç bir konuya müdahele etmemişti hatta sesi de hiç çıkmamıştı ,oldukça şaşırdığım için servisten indiğimizde ''hasta mısınız ,iyi misiniz '' diye sormak gibi bir duygu oluştuğu için bende ,yanına yaklaştım ,tam soruyu soracaktım ki kaçırdığı yüzünü gördüm ve çok şaşırdığım bir başka gerçekle karşılaştım ,yüzünde hiç makyaj yoktu ve kendisini kimsenin farketmesini istemiyor olacak ki ,varlık gösterecek hiç bir eylem içine girmemişti ,tamam biraz çirkinceydi ama hepimiz güzellik kraliçeleri olarak dolaşmıyoruz öyle değil mi ? O zaman anladım ,meğer Samson'ûn saçlarından aldığı gücünü bizim servis sorumlumuzda makyajından alıyormuş.Bir nevi mask takarak yaşıyormuş meğer bizim havalı ,gururlu,höttürü döttük sorumlumuz iyi mi ? Akşam tabi eski haline döndü ,hep aynı şekilde gözüne sürdüğü göz kalemi ve diğer makyaj detaylarıyla birlikte..Böyle yazınca kadın olduğumu da herkes anladı ,erkeklerin umurunda olmaz bu detaylar ,güzelmiş ,çirkinmiş ,karakteri iyiymiş ,fettanmış ne olacak ,yanlarındayken kendilerine iyi gelsin..
devamı gelecek..

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Hadi buyur ,ukalalık yap :)